WU16’da Tekrar Eden Sorunlar

Bir türlü basketbol şansının yanımızda olmadığı sezonda, son periyodun ortasında 52-50’ye gelen skora rağmen yenilgisiz grup lideri ile yaptığımız maçı 68-56 kaybeden yıldız kız takımımız aynı sorunların kurbanı oldu. Maça hücumda istekli başlayan takımımız , doğru oyunu skora yansıtmayı başardı. Hücumda uygulayabildiğimiz doğruları savunmada gerçekleştiremeyince oyun olarak üstünlüğü vermesek te ilk yarı boyunca skor 4-6 bant aralığında rakip lehine sürdü. Üstümüzden atmaya çalıştığımız kötü alışkanlıklarımızdan olan ; odaklanma eksikliği, her zamanki gibi bizi 24sn savunması yerine , topa bir an önce sahip olma içgüdüsüyle hareket ettirdi. Bu içgüdü maalesef el indirme(faul), tek adımda geçilme, geçiş oyunu savunmasında adam paylaşamama gibi sonuçlar doğurdu. Bu kadar noksana rağmen devreye 6 sayı geride girmemiz kabul edilebilir düzeydeydi.



İkinci yarıya ise basketbol şanssızlığını yanımıza alarak başladık. Analiz etme fırsatı bulduğumuz eski maç videosunda 0(sıfır) üçlük isabeti kaydeden rakibimiz , 3.periyodun ilk hücumunun ilk saniyelerinde 1 , maç genelinde ise 6/9 gibi bir isabet oranı yakalayarak , moralleri bozdu. Bu noktadan sonra 6 yıldır birlikte oynayan rakibimiz karşısında 5,5 aydır birlikte olan takımımız uyum ve özgüven sorunu yaşamaya başladı bu da panik düğmemize basmamıza sebep oldu. Baskıdan rahatça topu çıkartan takımımız , kaptığı topta ise 8saniye ihlali yaparak zoru başardı. Sete set hücumda doğru pas trafiği sayesinde boş atış bulan takımımız kendi sahamızda kenardan çıkarılan topta hiçbir baskı yokken topu dışarı atmayı başardı. Herşeye rağmen son periyodun ortalarında skoru 52-50’ye getirdik. Bu noktadan sonra işin içine maalesef kazanma telaşı girdi. Üst üste yediğimiz 6sayı  1’e 0 turnikelerden geldi. Rakibin hızlı hücumdaki başarısı maç öncesi üstünde en çok durduğumuz nokta olması , akıl hatalarının her maç olduğu gibi canımızı yakacağını gösterdi. Konsantrasyonu dağılan takımımızda baskıdan çıkarken kendi yarı sahamızda iki uzunla kalması ,rakibin hızlı hücumunda geri koşarken ise iki uzunumuzun rakip pota altında kalması ne kadar çok çalışırsak çalışalım maçın kaderini sadece fiziksel olarak değil , mental olarak ta ayakta kalmanın belirlediğini bize bir kez daha tecrübe ettirdi.